29 Aralık 2009 Salı

Salih Memecan'ın Asker Açılımı


Sabah Gazetesi'nden Salih Memecan. Bülent Arınç'a yönelik suikast iddialarıyla ilgili karikatürü. Daha henüz yakalanan subayın üzerinde adres yazdığı iddia edilen kağıdı yutmaya çalıştığı ispatlanmamışken (bugün DNA testi yapılacak) böyle bir karikatür çizmiş. Bildiği bir şeyler var herhalde.

Salih Memecan'ı daha önce de benzer bir sebepten dile getirmiştim. Bahsettiği doğru ve yanlışlar kimin düşünceleri belli. Böyle ısmarlamalarla sanatçı olunmaz.

Sabah Gazetesi de dile getiremediği söylemleri Memecan üzerinden dillendirmeye devam ediyor. Yazık ...

24 Aralık 2009 Perşembe

Kes Yapıştır.


Akşam Gazetesi magazin sayfası köşe yazarı Sevim Gözay. 25 milyon kişiye sigara bıraktıran Allen Carr isimli kişiden ve programından bahsedecek. Ama yazısısın üçte ikisini Ekşi Sözlük'ten seçtiği yorumları cut/paste yaparak adeta yedirmiş. Ekşi Sözlük alışkanlık yapar, dikkat et derim.

Liselim !

Akşam Gazetesi'nin Dış Haberler servisinin yaptığı habere göre Fansız liseli kızlar, okulda mini etek ve şort giyilmesinin yasaklanmasına tepki göstermişler. Tepkiyi de mini etekle okula gelerek göstermişler.

Akşam Gazetesi'nin habere bulduğu fotoğraf dikkatimi çekti. Habere konan fotoğraf Fransa hükümetini haklı çıkartacak kadar seksi. Yani Fransa'da liseli kızlar okula bu kıyafetle gidiyorsa vay ki vay ... Liselim şarkısı aklıma geldi hemen...

23 Aralık 2009 Çarşamba

Taraf ne taraf?


Taraf Gazetesi ana sayfada Noel Baba haberi yapmış. Yorumsuz ...

21 Aralık 2009 Pazartesi

Ne Falmış Be !

Haber Türk Gazetesi, magazin eki astroloji yazarının 2010 yorumlarının tanıtımı oldukça ilginç, gazete ana sayfasında sağdan, magazin ana sayfasında soldan aynı bacak frikikleri patlamış. Astroloji sayfasında ise ayakta bir seksi poz.

Haber Türk Gazetesi Hande Kazanova'nın etinden, sütünden, yorumlarından faydalanmış. Kazanova da bundan pek rahatsız görünmüyor ....

18 Aralık 2009 Cuma

Van'lı Maskot Kürt Açılımının Parçası Mı?


Akşam Gazetesi'nden Taşkın Su'nun haberi. Türkiye'de yapılacak Dünya Basketbol Şampiyonası için tasarlanan maskotun Avusturyalı bir sanatçının eserine benzeliğinden bahsediliyor. Benzerlik o kadar az ki konu bile edilmez. Ama biz tanıtım konularında kendimizi kötülemekte ayrıca çaba içerisindeyiz.
Başlık ise çok yaratıcı, benzerlik konusunda yorum yapan ve benzeten sanatçıları da ayrıca kınıyorum. Sadece kulakla kafa bütünleşmesi benziyor diye ...

Penis'siz Yazmam Abi!

Akşam Gazetesi köşe yazarı Serdar Turgut. Artık fazla yorum yapmayacağım zaten başlık ortada. En son 10.Kasım'da 2 penisli bir Çinli'yi konu etmişti. Bundan sonra da artık hayvanlı porno falan bekliyorum artık.

17 Aralık 2009 Perşembe

Yeni Yılınız Kutlu Olsun!


Vakit Gazetesi ana sayfasından ve sadece Müslümanların yeni yılını kutlamış. Hicri Yılbaşı.

Tüm Müslümanların Yeni Yılı'nı kutlar, İslam Alemi için hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederiz.

Aşırı dindarların Türkiye'de yerleşen hıristiyan geleneklerine alternatif yaratma çabası anlıyorum ama bu artık iyice zorlama olmuş gibi geldi bana. Vakit Gazetesi yazarlarına miladi takvimin tarihsel gelişimine iyice bakmalarını öneriyorum. Ayrıca Türk insanın yeni yılı kutlama sebeplerini de anketlerle araştırsınlar.
Yakında Noel Baba yerine, yeni bir karakter yaratılırsa hiç şaşırmam. Mesela Hicri Baba ...

14 Aralık 2009 Pazartesi

Şaka Len !

Fanatik Gazetesi, dün akşam ki Manisa maçında kaçırdığı gollere atıfta bulunarak böyle bir manşet atmış. Uygulama ve espiri güzel. Nihat'ın topa bakışı da espiriyi tamamlamış.

Ancak, yurtdışında oynamış en kariyerli futbolcularımızdan, sayısız milli başarıda pay sahibi bir futbolcuyu bu şekilde ezmek bana pek doğru gelmedi. Aynı takımda 30 maçtır gol atmayan Nobre varken neden Nihat bu kadar yıpratılıyor anlamadım.

11 Aralık 2009 Cuma

Yorum : DTP Kapatıldı!

Türkiye' de gündem pembe dizi gibi, sürekli birşeyler oluyor ama seneler sonunda bir bakmışsınız herşey aynı.

Kapatılan Kürt partileri, Kıbrıs, Avrupa Birliği, İrtica, Bedelli Askerlik, Geri Kalmış Spor, İmam Hatip Liseleri...

Bu kapatılan 4. parti oldu. Kendini tekrar edenin sadece devlet olmadığı anlaşılıyor. Bakalım medya organları bu konuda neler yazacaklar. Demokrasinin tanımı yeniden yazılacak mı?

10 Aralık 2009 Perşembe

Kazım - The Organizatör


Fanatik Gazetesi, Bild gazetesini yalanlayan Daum'un özür dilediğinden bahsediyor.

"O da alemden arta kalan yatak üzerindeki kelepçe. Bu hızlı yaşantı sadece otellerin ’Kral dairesi’nde gerçekleşmiyordu. Çok göz önünde olmaya başlayan yıldız isimlerin yaptıkları kulaktan kulağa yayıldıkça korku da başladı. Son haftalarda otel yerine evler tercih edilmeye başlandı. Bekar oyuncular Kazım ve Vederson’un evleri ’parti merkezi’ haline gelirken, perde arkasında hep bir isim vardı: Kazım... Kazım, tüm gece partilerinin organizatörüydü ..."

Genç ve bekar futbolcular, seks alemlerine dalmışlar deniyor. Ama bu haberi yaparken biraz dikkatli olmak lazım değil mi? Futbolcuların da ailesi var. Bir insan bekar diye, tüm özel yaşantısını herkez bilebilir diye birşey mi var? Suç mu işlediler?

9 Aralık 2009 Çarşamba

Sağduyu?

Bir Gün Gazetesi'nin Tokat'taki 7 şehit ve İstanbul'da İETT otobüsündeki olaylarda can veren 17 yaşındaki kızın haberinden sonraki manşetini merakla bekliyordum.

Yaklaşımını beğendim, diğer gazetelerin başlıklarını zaten biliyorsunuz. Yaşananlar üzücü ama sağduyu çok önemli. Özellikle DTP nin kapatılma aşamasında olduğu bu dönemde. Tabiki Bir Gün gazetesinin siyasi görüşü belli, ama o açıdan bakıldığında bu manşet fena durmadı.

8 Aralık 2009 Salı

Patlat Kalayı

Yeniçağ Gazetesi köşe yazarı Behiç Kılıç, öyle bir başlık atmış ki...
Geçenlerde molotofla belediye otobüsünde yanan kız malesef öldü. Tabiki bu saldırıyı yapan PKK'lı gençlerdi. Sinirlenmek gayet normal. Hatta aşırı derecede tepki vermek te normal. Ancak Behiç Kılıç'ın yaklaşımı ilginç...

"Piçlerin yaktığı kız öldü."

Yazının içeriği gayet normal ve bu tip olayların arkasında yatan ana sebepleri sorgulayan oldukça oturaklı bir yazı. Bütün terör olaylarını en başından, tüm unsurlarıyla özetlemiş.

Ancak bu başlık, yazının tarzıyla çok farklı. İşin en kötü yanı, yazısında bahsedemediği, bir gece önceki 7 şehit haberi. (Tokat - Reşadiye) Bu haberin siniri de eklenseydi, neler yazardı acaba?

7 Aralık 2009 Pazartesi

GS Bonus


Fanatik Gazetesi, Galatasaray'ın son dakikada yediği beraberlik golü üzerine, foto muhabirinin yakaladığı bu kareyi kullanmış.

Bana oldukça yaratıcı geldi. Takımın ve taraftarların hissettiği duyguyu çok iyi vermiş. Son dönemlerde yapılan GS Bonus reklamlarına da çok güzel gönderme olmuş.

6 Aralık 2009 Pazar

Erdoğan Medya Güreşi

Başbakanımız Tayyip Erdoğan, medyayı halka şikayet etmeye devam ediyor :

“Ne zaman televizyonu açarsanız, bakıyorsunuz devamlı ‘Şurada şu vuruldu, burada bu vuruldu, şurada şu kadar general şuraya çağrıldı, şu kadar albay, yarbay buraya çıkarıldı’. Bununla ne yapıyorsunuz? Teröre bir şeyler taşıyorsunuz ve körükle gidiyorsunuz.”
Milliyet Gazetesi, bu aralar özgür basın kavramını hatırladı. Bakalım bu hassasiyet ne kadar sürecek?

4 Aralık 2009 Cuma

Medyada Özgürlük Paniği

Başbakan Erdoğan'ın medya eleştirileri gündeme gelmeye devam ediyor. Direkt yazarlara yapılan göndermeler, medya çalışanlarını rahatsız ediyor. İşte bunlardan birini Sözcü gazetesi dile getiriyor :

"Bazı köşe yazarları hala açık tahrik içinde. Bunlar ne kadar az yazarsa millet o kadar huzur bulur. Eskiden haftada bir yazarlardı. Artık yarım saat içinde yazı yazmaya başladılar. Sipariş geliyor, yazıyı döktürüyorlar. Bunları istismar edenler devlet düşmanı ve devlet düşmanıdır. Millet bu oyunlara gelmez!"

Sözcü'ye katılıyorum. Bir ülkenin başbakanının etmemesi gereken laflar. Bundan bir adım sonrasını hepimiz zaten biliyoruz.

3 Aralık 2009 Perşembe

Hasan Pulur Endişesi

Doğan Medya Grubunun medya organlarının satılması gündemde. Bunu fırsat bilen Hasan Pulur sonunda kendini biraz özgür hissetti sanırım. Medyanın devrimler ve savaşlar öncesi baskıcı rejimler tarafından nasıl kullanıldığına değişik örnekler veriyor. Sonunda da Soner Yalçın'ın yazısından bir kuple...

Soner Yalçın, bu örnekleri bugüne getirir ve der ki:“Ne ilginç değil mi, bugün Türkiye’de yandaş medyadaki bazı köşe yazarları solcuların köşe yazarı olmasından rahatsızlık duyup gazete patronlarına, bunların işine son verirseniz AKP’yle ilişkileriniz düzelir, diye yazıyorlar! Yetmiyor. Kimi sözde köşe yazarları da solcu yazarları Ergenekon savcılarına hedef gösteriyor; bunları da sorgulayın, diye yazmaktan utanmıyorlar.”(x)Mehmet Akif de der ki:“Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar. Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”