Bu dinci gazeteler ordu ile alay etmeyi ne sevdiler. Yeni Asya gazetesi, karikatürünü yapmış. Devir değişti. Asker postalını kapak yapan Leman dergisinin toplatılmasından bugünlere geldik. Bakalım kimler neleri nasıl sindirecek veya sindiremeyecek. Devirler her zaman değişecek sonuçta...29 Ocak 2010 Cuma
Ordu Bittt....
Bu dinci gazeteler ordu ile alay etmeyi ne sevdiler. Yeni Asya gazetesi, karikatürünü yapmış. Devir değişti. Asker postalını kapak yapan Leman dergisinin toplatılmasından bugünlere geldik. Bakalım kimler neleri nasıl sindirecek veya sindiremeyecek. Devirler her zaman değişecek sonuçta...Türkiye'nin Gündemi Şahane!
28 Ocak 2010 Perşembe
Türkiye'nin Nabzı
27 Ocak 2010 Çarşamba
Basında Ayrışma
AKP'nin asker ile olan sürtüşmesinden itibaren, medyada da aşırı fikir ayrılıkları çıkmaya başladı. Bu tabiki güzel bir durum ancak hiç beklemediğim yazarlar arasındaki atışmalar dikkatimi çekmeye başladı. Yasemin Çongar'ın Taraf gazetesindeki Fatih Camii balyozundan sonra (bütün belgeler bize bavulla geldi diyebilecek kadar yahşi, 45'lik kasetlerde montaj yapılamaz diyecek kadar haberin büyüklüğünde ezilen) Oray Eğin'in Hasan Cemal için söylediklerini bir okuyun :"Bana kalırsa Hasan Cemal artık iyimserliği, demokrasi özlemini ve bu uğurda mücadele vermeyi de geçti giderek daha tek taraflı olmaya, hatta militanlaşmaya başladı... Hadi bütün bunlar bir yere kabul edilebilir, ama dünkü köşesine baktıysanız eşine sadece medyaya sonradan girenlerin çıkarttığı dinci gazetelerde görebileceğiniz o üslubu da görmüşsünüzdür... Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ için 'Tarzan zorda' yazmış... Neresinden bakarsanız bakın çirkin, yersiz bir yakıştırma olmuş. İlker Başbuğ'dan zerre kadar hazetmeyebilir Hasan Cemal, ama burada Türkiye'nin en önemli makamlarından birine ediyor bu hakareti... Hiç ama hiç yakışmamış...Peki şaşırdım mı, hayır! Çünkü aynı Hasan Cemal bugün biat ettiği Başbakan Erdoğan'dan da zamanında yazılarında 'Tayyip' diye bahsediyordu, kendinde küçümsemek için."
25 Ocak 2010 Pazartesi
Anketli Günler
21 Ocak 2010 Perşembe
Sulu Gündem

Sözcü Gazetesi, İsrail'le yaşanan yüksek koltuk krizinin Türkiye'deki devamından bahsetmiş. "Kendi Evimizde Bile Gol Yedik!" manşetiyle ana sayfadan verdiği haber, çeşitli oklarla zenginleştirilmiş ve konunun iyice suyu çıkarılmış. Hükümet eleştirilsin, böyle bir haber de yapılsın ama, manşetten ve bu şekilde olmasın.
20 Ocak 2010 Çarşamba
11 Eylül Gibi...
Taraf Gazetesi' tarafını seçmiş. 11 Eylül gibi seneryoların askerimiz tarafından planlandığını iddia ediyorlar. Daha doğrusu iddianın olduğunu iddia ediyorlar ancak haberi veriş şekli öyle değil malesef. Manşetler ortada ve hemen yukarıda Ahmet Altan'ın köşe yazısının başlığı da ortada. "Askerliği Kaldırın". Hedef Fatih Camii, silah olarak ta jet düşürmek akıl edilmiş. Daha neler göreceğiz bakalım. Ama şunu bilmek gerekirki, farklı bir Türkiye'ye hepimiz tanık olacağız.
18 Ocak 2010 Pazartesi
Sinema Aşkı
Taraf Gazetesi, ana sayfadan televizyon eleştirisi yapmış. Belli ki Türkan Şoray'ın yeni programını beğenmemişler. Ancak bunun başarısızlığını NTV ye bağlamışlar. Televizyon camiası acımasızdır evet ama Türkan Şoray'ın programına da daha ilk bölümden zayıf yorumları yapılması yanlış. Biraz sabredelim derim. Ancak kıyafet benim de pek hoşuma gitmedi...
14 Ocak 2010 Perşembe
Yorum: İhale Digiturk'te Kaldı!
4 saate yakın süren ihale Digiturk'te kaldı. 5 yıl daha maçları aynı platformdan izleyeceğiz.
Digiturk'e 321 milyon dolarlık bedel ağır geldi. Şansa Büyüka'nın ihale sonrası yaptığı konuşmayı dinledim. Klüplere ve basına aba altından sopayı gösterdi. Hatta Erman Toroğlu'na bile.
Bundan sonra daha iyi stad koşulları, daha iyi tranferler, daha temiz yorumlar ve haberler, daha temiz futbol için düğmeye basıldı...
Digiturk'e 321 milyon dolarlık bedel ağır geldi. Şansa Büyüka'nın ihale sonrası yaptığı konuşmayı dinledim. Klüplere ve basına aba altından sopayı gösterdi. Hatta Erman Toroğlu'na bile.
Bundan sonra daha iyi stad koşulları, daha iyi tranferler, daha temiz yorumlar ve haberler, daha temiz futbol için düğmeye basıldı...
13 Ocak 2010 Çarşamba
Kavgada Söylenmez
11 Ocak 2010 Pazartesi
Yine Kuranyi

Kendisiyle dalga geçen Fanatik Gazetesi huzurlarınızda. Her transfer döneminde Galatasaray ve Fenerbahçe'ye geldi gelecek denen Kuranyi yine manşetlerde. Her seferinde transfer teklifi almadım cevabı veren Kuranyi yine gündemde ve üstelik yalan haberleri yazan gazeteler bile böyle bir başlıkla gündeme getirmiş. Kendi yarattıkları transfer gündemiyle kendileri dalga geçiyorlar. Bravo.
7 Ocak 2010 Perşembe
Ya tutarsa ...
Fotomaç Gazetesi Fenerbahçe'nin muhtemel transferlerini manşetine taşımış. Semih ve Guiza gibi 2 yıldız golcüsü bulunan Fenerbahçe'nin güya transfer atakları ve altlarında alınabilme yüzdeleri verilmiş.Carew % 50
Zigic % 40
Huntelaar % 35
Cordozo % 30
Jovonoviç % 25
Tiraj kaygısı daha ne yaratıcılılar getirecek, göreceğiz.
6 Ocak 2010 Çarşamba
Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan, Nuray Mert

Taraf Gazetesi köşe yazarı Rasim Ozan Kütahyalı. Başlıktaki 3 isimle ilgili ilginç bir yazı döşemiş. Oldukça da cesur bir yazı. Okumanızı tavsiye ederim ama doğru ya da değil bilemedim...
http://taraf.com.tr/makale/9383.htm
Yazı Doğan Medya çalışanlarının paranoyalarının haksız oluşu (paranoyadan bahsetmiştim) ve asıl baskı yapanın bu grup olduğu konusu ...
Yazının tamamından seçtiğim bölüm :
"Mesela Fehmi Koru kendiyle ilgili çıkan tüm tezviratı bizzat Özkök’ün yazdırttığını düşünüyor. Bütün o “kolonya, Beykoz yalısı, aylık astronomik maaş, annesi şöyle, babası böyle” yazılarının kaynağını Özkök’e bağlıyor Koru. Doğan medyası dahil tüm medyadaki yaygın inanç bu yazıları yazanlara Özkök’ün bizzat maaş verdiği yönünde. Bizzat Hürriyet’in muhabirleri bunu her yerde söylüyor. Özkök talimatıyla Doğan grubunun bu kişilere para ödediği kesin bir bilgi olarak algılanıyor medya çevrelerinde... Ahmet Hakan’ın zamanında kendisine de “Altına çiş kaçıran imam-hatipli”, “Aydınlanması mümkün olmayan kafa”, “İngilizce bilmeyen, Nişantaşılı olmaya özenen cahil dinci” diyen bu birkaç kişiyi organize ettiğine inanılıyor... Çıkan tüm bu çirkef yazılardan önce Ahmet Hakan, sonra nispeten Nuray Mert ama başlıca olarak Özkök sorumlu görülüyor... Zaten bu algı malum medya kavgasını şiddetlendiren ana unsur durumunda... "
http://taraf.com.tr/makale/9383.htm
Yazı Doğan Medya çalışanlarının paranoyalarının haksız oluşu (paranoyadan bahsetmiştim) ve asıl baskı yapanın bu grup olduğu konusu ...
Yazının tamamından seçtiğim bölüm :
"Mesela Fehmi Koru kendiyle ilgili çıkan tüm tezviratı bizzat Özkök’ün yazdırttığını düşünüyor. Bütün o “kolonya, Beykoz yalısı, aylık astronomik maaş, annesi şöyle, babası böyle” yazılarının kaynağını Özkök’e bağlıyor Koru. Doğan medyası dahil tüm medyadaki yaygın inanç bu yazıları yazanlara Özkök’ün bizzat maaş verdiği yönünde. Bizzat Hürriyet’in muhabirleri bunu her yerde söylüyor. Özkök talimatıyla Doğan grubunun bu kişilere para ödediği kesin bir bilgi olarak algılanıyor medya çevrelerinde... Ahmet Hakan’ın zamanında kendisine de “Altına çiş kaçıran imam-hatipli”, “Aydınlanması mümkün olmayan kafa”, “İngilizce bilmeyen, Nişantaşılı olmaya özenen cahil dinci” diyen bu birkaç kişiyi organize ettiğine inanılıyor... Çıkan tüm bu çirkef yazılardan önce Ahmet Hakan, sonra nispeten Nuray Mert ama başlıca olarak Özkök sorumlu görülüyor... Zaten bu algı malum medya kavgasını şiddetlendiren ana unsur durumunda... "
5 Ocak 2010 Salı
Destan?
Vakit Gazetesi, başörtüsü yüzünden yurtdışında okumak zorunda kalan ve mezun olan kızların ne kadar başarılı olduklarından behsediyor. Ana sayfaya haber yapmışlar. Hepsi İmam Hatip mezunu. Tabiki imam olmadılar. Ama Vaki Gazetesi'nin yazdığı gibi de destan yazmadılar.Problem bu kızların evlenip ev kadını olarak yaşamlarını sürdürecek olmaları. En azından eğitimli birer anne olacaklar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



