26 Şubat 2010 Cuma

Vakit The Hollywood


Yine Vakit Gazetesi. Artık ben de sıkıldım bu gazeteyi yazmaktan ama çok güzel bir sür manşet yapmışlar.

'Örtülülere hiç acımayın, ezin!' başlığı, bir korgeneral foroğrafı, bir video kaset resmi ve ağlayan türbanlı kızların fotoğrafı.

Haberi okumaya bile gerek kalmıyor. Sanat eseri. Mükemmel bir dram. Nesef kesen bir gündem.

Yeni kasetlerin yolda olduğuna eminim. Taraf ve Vakit gazetesine birer kaset tırı yola çıktığı söyleniyor. Dikkat edin o kasetlerde siz de olabilirsiniz. Özellikler erkekler, siz de askerlik yaptınız. Hiç mi küfür etmediniz. Hiç mi ona buna sövmediniz....

25 Şubat 2010 Perşembe

Ergenekon'da Son Nokta!


STV Haber spikeri grizu patlamasını paşaların gözaltına alınmasına bağladı. İşte şaşkına çeviren o sözler:

"Sevgili seyirciler tabii nasıl bir bağlantı kurabilirsiniz. Biz sadece hatırlatma yapıyoruz. Geçen sene Aralık ayında Bursa'da bir maden kazası meydana gelmişti. 19 madencimiz can vermişti. Peki bu olaydan bir gün önce ne olmuştu hatırlayalım. İstanbul'a cumhuriyet savcılarına İbrahim Fırtına, Aytaç Yalman, Özden Örnek gelip ifade vermişlerdi. Geldiklerinin hemen ertesi günü, pazar akşamı ise Bursa'da 19 madencinin öldüğü maden kazası vuku bulmuştu. Dün gözaltılar oldu, Balyoz Darbe planıyla ilgili, bugünse ne yazık ki işte Balıkesir Dursunbey'den gelen böyle bir maden kazası haberi var. Nasıl bağdaştırırsınız ya da var mıdır bir bağlantı yoksa sadece ve sadece tevafuk diyebileceğimiz hadiseler midir bunlar, bunu da sizin izanınıza bırakıyoruz. Belki de varsa da bir bağlantı tabii komplo teorisi üretmek hiç hoş değil. Çünkü birisinde 19, diğerinde 17 kişi öldü"

Video Kaydının Linki

Artık bundan sonra Guiza'nın gol kaçırmasını da Balyoz'a bağlarlarsa şaşırmam.

24 Şubat 2010 Çarşamba

Felsefe : Devlet

Devlet tüm soğuk canavarların en soğuğudur. Soğuktur söylediği yalanlar da; ve şu yalan dökülür dudaklarından. "Ben, devlet, halkın ta kendisiyim."

Devlet iyinin ve kötünün tüm dilleriyle konuşur ve her konuştuğu yalandır, ve her ne varsa elinde, onu çalarak elde etmiştir.

Gereğinden fazla insan doğuyor; lüzumsuzlar için icat edilmiştir devlet.

Siz ona (devlete) tapınırsanız, her şeyi verecektir o size, bu yeni put; böyle satın alıyor erdemsizin pırıltısını ve gururlu gözlerinizdeki bakışı.

Bakın şu lüzumsuzlara ! Her daim hastadırlar, balgam çıkartırlar ve gazete derler bu çıkarttıklarına. Birbirlerini yutarlar ve kendilerini bile hazmedemezler.

Tahta geçmek ister hepsi; onların deliliğidir bu - sanki mutluluk tahtta otururmuş gibi! Genellikle çamur oturur tahtta - ve genellikle taht da çamurda.

Orada, devletin bittiği yerde başlar, fazlalık olmayan ilk insan; orada başlar lüzumsuz olmayan kişinin şarkısı, biricik eşsiz ezgisi.

Böyle söyledi Zerdüşt.

22 Şubat 2010 Pazartesi

Kim, Ne Okuyor?


Türkiye'de yazılı basının en son tiraj durumuna bakalım :

Zaman: 741.000 (istemesen de veriyorlar)
Posta : 516.000
Hürriyet : 496.000
Sabah : 380.000
Habertürk: 297.000
Vatan: 204.000
Milliyet: 200.000
Sözcü: 131.000
Vakit: 52.000
Taraf: 41.000

Gazetelerimizin toplam tirajları 4,5 milyon...

Yurtdışından bazı örnekler:

1 Yomiuri Shimbun Japonya 14,067 milyon
2 Asahi Shimbun Japonya 12,121 milyon
3 Mainichi Shimbun Japonya 5,587 milyon
4 Nihon Keizai Shimbun Japonya 4,635 milyon
5 Chunichi Shimbun Japonya 4,512 milyon
6 Bild Almanya 3,867 milyon
7 Sankei Shimbun Japonya 2,757 milyon
8 Canako Xiaoxi (Beijing) Çin 2,627 milyon
9 People"s Daily Çin 2,509 milyon
10 Tokyo Sports Japonya 2,425 milyon
11 The Sun İngiltere 2,419 milyon
12 The Chosun Ilbo Güney Kore 2,378 milyon
13 USA Today ABD 2,310 milyon
14 The Wall Street Journal ABD 2,107 milyon
15 Daily Mail İngiltere 2,093 milyon

Tirajlara ve Nüfus Yorumu :

84 milyon kişinin yaşadığı Almanya’da 39 milyon hane var. Bu ülkede gazetelerin günlük tirajı 23 milyon (Kaynak: İnma) ABD’de gazete satışlarının hane sayısına oranı ise yüzde 58.

284 milyon kişinin yaşadığı Amerika’da ise 121 milyon hane var ve gazete tirajları 55 milyon adet civarında. Gazete satışlarının hane sayısına oranı yüzde 46.

Türkiye’de ise bu ülkelerin aksine bir evde ortalama 4.3 kişi yaşıyor. 70 milyon nüfus, 16 milyon 400 bin haneye bölünmüş durumda. (Nüfusun yüzde 33’ü köylerde yaşıyor.)

Buna göre (köyleri de dahil ettiğimizde) gazete satışlarının hane başına oranı yüzde 27. Kırsal kesim çıkarıldığında oran yüzde 40’lara tırmanıyor. Yani azımsanmayacak bir oran karşımıza çıkıyor

19 Şubat 2010 Cuma

Avrupa Birliği ve AKP Kapatılması !

Zaman Gazetesi manşeti AKP'nin AB'ye bakış açısını ve neden AB'ye girmek için uğraş verdiklerini güzelce ve istemeden de olsa göstermiş.

AKP'nin kapatılması için düğmeye basıldı. Bundan tırsan AKP, hemen Erzurum'da işlemlere başladı ama geri tepti çünkü HSYK, kapatılma sürecini gayet iyi biliyor ve takip ediyor. Hazırlıklılar yani.

Eski AKP li Abdullah Gül, yargının AB standartlarına ulaşması gerektiğini söylüyor. İstediklerini yaptırmak için. Gündem yaratıyor.

Adalet Bakanı'nın panik halindeki çığırışlarını seyretmişsinizdir. Bu manşet aynısı. Savaş başladı. Yargı savaşında ikinci perde. Ya sonra ...

AKP kapatılır, Mayıs'ta erken seçim...

Zaman Gazetesi durumu aynen özetlemiş. Bize yardım et AB!

17 Şubat 2010 Çarşamba

Medya Kutuplaşması

Medya Kutuplaşması artık iyice netleşti. 3 gazete hep aynı 3 haberi ana sayfasından yapıyor. Bıkmadan, usanmadan, başka konu yokmuş gibi bu haberler devamlı ve aynı üslupla verilmeye devam ediyor.

Konular : Tekel, Ergenekon, Danıştay.
Gazeteler : Vakit, Sözcü, Ergenekon.

Doğru eşleştirenler arasında yapılacak çekilişte (isteğe göre) :

Hediyeler : 2 El bombası, 1 paket Maltepe, 3 adet Türban

Haydi kolay gelsin...

16 Şubat 2010 Salı

Pazartesi Anneleri

Dün, iki ayrı şehirde gerçekleşen birbirine benzer iki olayda, polis iki ayrı uygulamada bulundu. Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin 11.yıl dönümünde yine çocuk eylemciler ön plandaydılar ve her zamanki gibi göz altına alındılar. Bu sefer farklı olarak eylemci çocukların anneleri kurtarmak için olay yerindelerdi.

Diyarbakır'dakinde çocuk söz verdi ve annesinin ikna kabileyetiyle salıverildi. Mersinde ise bu sefer iki çocuğunu birden kurtarmaya çalışan anne başarısız oldu.

NTV nin yaptığı haberde de izeleyebilirsiniz. İki annenin tarzındaki farktan neden başarılı ve başarısız olduklarını anlayabilirsiniz.

Medyanın bu tip haberler yapması güzel. Bu çocukların annelerinin nasıl farklı kafalarda olduklarının görülmesi açısından. Onların endişeleri farklı...

NTV'nin haberi için tıklayın..

15 Şubat 2010 Pazartesi

Erdoğan'a Ayar Vermece.

Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Mehmet Y. Yılmaz. Yazısına Erdoğan'ın bir şikayetiyle başlamış.

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, televizyonda gazetecilerin sorularını yanıtlarken gazetelerin kendisine haksızlık yaptığını, “yatırımlar ve açılışların gazetelerde yeterince yer almadığını” söyledi.

Cevabı:

Oysa çok partili siyasi yaşama geçtiğimizden beri hiçbir dönemin hükümeti arkasında bu kadar büyük bir basın desteği bulmamıştı.
Yeni iktidara gelmiş bir partiye tanınması gereken “icraatını görme süresi” dışında da hükümet yaptıklarını anlatabildi, gazete ve televizyon haberlerinde kendisine yer edinmekte zorlanmadı.
Bu süre içinde muhalefetin kendi söylediklerine yer verilmemesinden ne kadar çok yakındığını da hatırlayalım.


Yorumu:

Hükümeti eleştiren yazarların bulunduğu basın kuruluşlarının da nasıl susturulmaya çalışıldığı da bir başka gerçek.
Yani sorun basının hükümetin icraatlarını aktarmasında değil, hükümetin basında başka bir ses duymaya tahammülü olmamasıyla ilgili.
Başbakan, kendisine yönelik en küçük bir eleştiriyi bile “haksızlık ve hakaret” olarak algılıyor.

Yoksa şikâyetleri dinlemeye ve gazetelerin susturulmak istenmesi eylemlerine devam!

Bu yorumun yapıldığı gazete hükümetle çatıştığı için işine son verilen Emin Çölaşan'ın eski çalıştığı gazete ...

12 Şubat 2010 Cuma

Taraf, Taraf.

Taraf Gazetesi yine orduya bağlanmış. Karargahtan Jitem' ciler çıktı başlığı atmış.

Bildiğim kadarıyla, ordu tarihinde JİTEM adıyla bir birim kurmadığını açıklamıştı. Daha sonra Maliye Bakanlığı da bunu doğrulayıp : "Ordunun bünyesinde Jitem adı altında bir masraf görülmemektedir. " açıklaması yapmıştı.

Taraf gazetesine yakında Jitem ile ilgili bir bavul daha gelir. Asıl futbolla ilgili bir bavul bekliyorum. İçinden de Yılmaz Vural çıksın.

10 Şubat 2010 Çarşamba

Sandalye Haberleri


Akşam Gazetesi'nin Beşiktaş'lı futbolcu Batuhan Karadeniz hakkındaki haberi. A2 takımının Kocaelispor'la oynadığı karılaşmaya çıkmadığı haberine ek olarak yönetici ile ilgili iddiaları var :

Teknik Direktör Mustafa Denizli ile bir görüşme yapan Vardar'ın deneyimli teknik adamdan genç futbolcuya bir şans daha vermesini istediği de gelen haberler arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra Batuhan'la da bir toplantı gerçekleştiren Vardar, 'Batuhan yaptıklarından dolayı çok pişman. Yaptığı yanlışların farkında... Bana söz verdi; çok çalışacak ve hocasının gözüne girecek' şeklinde konuştu.

Sabah Lig Radyo bu haber üzerine Sinan Vardar'a bağlandı. Vardar, daha mazbatasını almadığını ve resmi olarak göreve başlamadığını, Batuhan la en son 3 ay sonra görüştüğünü, Mustafa Denizli ile bu konuda görüşmediğini söyledi.

Artık ne diyeceğimi şaşırdım. Akşam Gazetesi haberi nasıl yazmış belli değil. Zaten haberi yazan da belli değil. Belki de radyodaki Sinan Vardar değildi... Herşey mümkün.

9 Şubat 2010 Salı

Milli Bayram

Son zamanlarda aldığım en güzel haber. Milli Takımın 2012 ve 2014 elemelerinin yayın hakları NTV ve NTV Spor'da.

En çok ta İlker Yasin ve Ömer Üründül'den kurtulduğumuza seviniyorum. Bu bir devrimdir. Milli Takım için iyi günler bizi bekliyor.

8 Şubat 2010 Pazartesi

Hindistan Gazı

Türkiye Gazetesi köşe yazarı Nuri Elibol, Cumhurbaşkanı'nın Hindistan'a yaptığı gezi ile ilgili methiyelerini düzmüş. Ticari ilişkilerle ilgili şöyle bir paragrafı var :


Türk müteahhitlerinin Hindistan’da yapabileceği birçok yatırım var. 500 milyar dolarlık alt yapı yatırımı planlıyor Hindistan. Müteahhitlerimizin bu pazardan pay alması açısından bu ziyaret önemli.

Hindistan Asya'da inşaat sektöründe söz sahibi. Bütün uzakdoğu ülkelerinde Hint'li inşaat firmaları iş yapıyor. Nuri Elibol biraz iyi niyetli ama biraz da sallıyor tabi. Yaşasın Cumhurbaşkanı, onun Hint gezisi ve bize kazandıracakları!




5 Şubat 2010 Cuma

Kültür Vasıtasıyla Ulaşmak ve Çeşitliliği Kutlamak


Tekel eyleminin 53. gününde olaya yaklaşım açısından Birgün ve Yeni Şafak gazeteleri ana sayfalarından görüntü. Bir Gün Gazetesi zaten görülüyor. Yeni Şafak gazetesindeki haber büyültmeme rağmen okunmuyor. Yazılanlar aynen şöyle :

TEKEL EYLEMİ SAKİN GEÇTİ : Tekel işçileriyle dayanışmak amacıyla Çalışma Hakkımı Kullanma adı altında Türkiye genelinde düzenlenen eylemlere İzmir dışında katılım düşük oldu. Başbakan Erdoğan ise Tekel işçilerini bir kez daha uyardı "Sakın tahriklere kapılmayın oyuna gelmeyin 1 ay süreniz var" diyerek uyardı.

İzmir(gavur) detayına dikkat çekiyorum. Erdoğan'ın verdiği ayar ise 10 şukela gücünde.

4 Şubat 2010 Perşembe

Meydan Savaşı

Güneş Gazetesi, meclis kavgasındaki Bakan Akdağ'ın meydan okumasını manşete taşımış. Güneş Gazetesi'nin sloganı "Halkın Güçlü Sesi". Buradaki meydan okumayı Akdağ'ı rezil etmek için mi manşet yapmışlar yoksa halkın sesi olarak bunu mu uygun görmüşler?

Yorum: Ülke Kaldırması

Erdoğan aynen yukarıdaki gibi bir cümle kurdu. Bu ülke neleri kaldırdı ki, Erdoğan'ın anlattıklarını kaldıramayacak.

Konuşsam neler olur muhabbetini en son Hasan Saş'tan hatırlıyorum. Bir kurumdan gönderilen insanların ettiği laflardır bunlar. Yoksa Erdoğan artık veda sinyalleri mi veriyor?

3 Şubat 2010 Çarşamba

Fight Club

Uzun zamandır mecliste yumruk yumruğa kavga çıkmıyordu. Acaba artık böyle şeyleri aştık mı, artık biz de meclisinde kavga çıkmayan muassır medeniyetler seviyesine mi ulaştık derken cevap geldi. Haber Türk durumu mükemmel şekilde, en rezil biçimiyle vermiş. Tüm gazetelere baktım, kimse mecliste kavga edilmiş olmasının rezilliğinden bahsetmiyor. Hükümet yanlıları MHP nin kışkırtması diyor, muhalifler de kavgayı MHP çıkardığı için tarafsız duruyor.

Ancak bir tek Haber Türk, milletvekilleri bu rezil anlarında yakalamış. Dişine yumruk yiyen vekilin koluna iki eliyle yapışmış kısa vekilin durumuna çok güldüm.

2 Şubat 2010 Salı

Bilin Bakalım !

Biri muhalif biri hükümet yanlısı iki gazetenin (Sabah, Sözcü) aynı habere iki ayrı başlığı. Bir tanesi (üst) "Aferin Türk Ekonomisine" derken kredi notu ortalamasında 63 ülke arasından 52 ciliğe çıkışımızı kutlamış. Diğeri (alt) ise 3.ligde olduğumuzdan yakınmış. Kosta Rica dan geirdeyiz. Hatta krizde batan! Yunanistan'dan bile.

Hangi haberin hangi gasteye ait olduğunu bulun bakalım.

1 Şubat 2010 Pazartesi

AKP Medyasından EMASYA Açılımı

Pazartesi sabahı, hükümet AKP yanlısı gazetelerde, düğmeye basılmış gibi EMASYA haberleri. İstinasız hepsinin manşeti aynı. Herhalde gündem saptırma bu şekilde yapılıyor. Yine ekonomik gündenm yok, tekel işçileri yok, avrupa birliği yok. Halkı uyut, üç kuruşa muhtaç et, askeri bitir, polise tank satın al, kutuplaşma yarat, aradan sıyrıl...

Evet, eski hükümtlerde de bu tip hareketler, asker-meclis çatışmaları görmüştük. Asker devlet işlerine karışmasın diyen CHP, şimdi askerin kollayıcısı oldu. Ama AKP nin tarzı biraz değişik... Bitirmek istediği bir kurum veya kişi varsa fazla zamana bırakmadan hemen bitiriyorlar. Aydın Doğan'ı ve Cem Uzan'ı anında bitirdiler.