30 Ağustos 2010 Pazartesi

Zafer Kim İçin?


Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı. Yurdumuzun Yunan işgalinden tam olarak kurtulduğu gün. Tüm ülkede kutlanan bu bayramdan Vakit Gazetesi'nin haberi yok. Belki de Vakit Gazetesi kendisini kurtulmuş hissetmiyordur. Kim bilebilir ki?

13 Ağustos 2010 Cuma

Beşiktaş'a 3. İbrahim


Fotomaç son noktayı koydu. Beşiktaşı'ın İbrahimoviç ile ilgilendiğini yazdı. Habere göre:

Başkan Demirören İbrahimoviç'in fiyatını sordurttu. Gelen yanıt yıllık 10 milyon euro oldu. Bu parayı buluruz dedi ve kollar sıvandı.

Spor gazeteciliği radyo ve televizyonda çağdaşlaşıp ileri giderken, yazılı basında iyice yılışıklaştı. Zaten bahis yorumlarına daha çok emek harcadıklarına eminim. Haberleri de öylesine yapıyorlar.

Aklıma bir iddia bayiinde kupon hazırlayan biri geliyor. Masada çayını karıştırırken arkadaşına sesleniyor.

- Murat, Demirören bir İbrahim daha alıyormuş lan!
- Eh, iyi o zaman terlik kavgasına 3. çıktı desene
- Ehehehe.

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Cuma'dan Pazar'a



Fotomaç ve Fotospor Gazeteleri, Fenerbahçe'nin muhtemel yeni transferi Niang'ın İstanbul'a geliş tarihiyle ilgili farklı manşetleri.

Cuma - Pazar arası Niang isimli bir futbolcu İstanbul'a gelecek. Meraklısı bu günlerde havaalanında bekleyebilir. Dikkatli olun. Tuvalete bile gitmeyin. Kaçırabilirsiniz.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Bekçiler


Birgün Gazetesi, son zamanlarda yaşanan, hükümet asker ve referandum üçgenini çok iyi bir şekilde özetlemiş.

Hükümet askeri sıkıştırdı. Asker, hükümetin istediği komutanları getirdi.

5 Ağustos 2010 Perşembe

Darbeci Avından Devrimci Çıktı


Vakit Gazetesi Balyozcu olarak adlandırdığı komutanların hiçbirinin terfi ettirilmemesi sonucu, durumu bu başlıkla nitelendirmiş.

"Sivil Devrim"

Aşağıda Devrim'in tanımını veriyorum :

Devrim, belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik; ihtilal. Toplumsal değişimlerin insan iradesiyle hızlandırılması devrimleri oluşturur.

Vakit Gazetesi bundan sonra nasıl değişimler öngördü bilemiyorum. Ama tahmin ediyorum.

3 Ağustos 2010 Salı

Hatipoğlu Koştu Bekele Kazandı


Türk atletiziminde beklenen sıkıntı yine gerçekleşti. Nerde bir altın varsa orda bir kaos yaşanıyor. Yine sevincimiz kursağımızda kaldı. İşin kötüsü de Hürriyet Gazetesi'nin buna prim vermesi.

Türk Antrenörleri, altın madalya alınca, sporcusunun önüne geçmeye bayılır. Hatta sporcusunu kıskanır. Burda da öyle oldu. Kendini ön plana koymak için, Elvan'a iftira atan Bekele'nin antrenörü konuşmadık medya organı bırakmadı. Doğru da olsa yanlış ta olsa bunların dışarı yansımasına gerek yoktu.

Bari Sen Yapma!

Haftasonu, gözümde yaşlarla Nevin Yanıt'ın başarısını izlerken, ayrıntılar için NTVSpor'un web sitesine bakiym dedim. Ancak üst bar daki yazı beni dumura uğrattı. Aynı karede hem altını hem gümüşü görmek beni şaşırttı. Çok yakın farkla biten yarışta acaba Nevin'in altınını geri mi aldılar diye bir an şüpheye düştüm.

NTVSpor'un bu tip hataları sık yaptığını duydum.