Taraf gazetesi köşe yazarı, Markar Esayan. Belli ki, gün içinde yaşadığı anılardan, köşesinde yorum olarak kullanabileceği nüanslar yakalamaya özenmiş ve batırmış.Yazıyı özetlemek zor. Ama tamamını okursanız, anıların uydurma olduğunu hemen anlarsınız. İlk anıda; Saniyede binlerce kilovat elektrik harcayan, dev gırtlağından yüzlerce kişiyi yutan ve aynı anda beriden kusan bir canavar olarak tasvir ettiği alışveriş merkezine giderken arabasına bindiği 140 kiloluk taksiciden bahsediyor.
Taksici, sigara içmek için izin istemiş, bizimki olur demiş, karısı arkada, ama sağlığa zararlı, ayrıca yasak demiş, bizimkisi taksici yumruk atıcak diye yüzünü gizlemiş ...
Taksicinin hayatı kötü gitmiş. En son inerken, az önce yumruk yemekten korktuğu taksiciye önerisi :
"Dostum, yokuş aşağı gidiyorsun. Gecikmeden psikiyatrik destek al, bir diyetisyene git."
Yazının ciciliği ise, yokuş aşağı lafını Deniz Baykal' a bağlaması. Çok etkilendim. Diyetisyene gitmiş bir taksici hayal ettim.
İkinci anıya pek girmeyeceğim, çünkü o tamamen uydurma. Kendi düşüncelerini taksicinin ağzına yapıştıran, cesaretsiz bir yazar. Bir de yazının sonunda "çok değerli iki anı" demez mi? Off....
Eğer hala yazının tamamını okumak isterseniz : http://taraf.com.tr/makale/7653.htm
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder