Ayşe Arman, Sibel Arna'nın sansasyonel yazısına birşeyler demiş. Dadısını okuyucusuna eleştiren Arna yı çalakalem yazmakla suçluyor.Sevgilimle ben, Alya 6 aylıkken yanımızda dadısız madısız, uçağa atladık İtalya’ya gittik, oradan kiralık bir arabayla Como, Portofino, Cannes, Nice yaptık, 6 farklı otelde kaldık. Bunun da haber değeri yok. Haa yazılmasına yazılır ama “challenge” gibi sunulması tuhaf.
Yazının son cümleleri :
Aldırma Sibel, kendinle dalga geç, oğlunla birlikte yazın keyfini çıkar. Bir de dadıyla mutlaka barışma fotoğrafı bas!
Bu ne yaman çelişki. Hem severim hem döverim. Sibel Arna'ya üstünlük taslıyor. Yol gösteriyor. Eziyor, parçalıyor. Kadın işte ...
Ayşe Arman'dan haber değeri taşıyan eski bir yazısından bölüm :
BU sefer durumu biraz daha abarttık. Alya ile birlikte camları ve şamdanları evden otele taşıyoruz. “Aman mumları unutmayalım!”
8 tane 60 santimlik cam mumluk, yerde duracak, yakınca bıcır bıcır, şahane bir ışık olacak.
Ve kristal üçlü bir şamdan...
Onu banyoya koyacağız... “Aman dikkatli olalım...”
“Tamam anne merak etme. Bütün bunlar babanın doğum günü çok güzel olsun diye değil mi?”
“Evet. Hadi acele et...”
İki de şampanya götürüyoruz evden.
Her şeyi yükleniyoruz, hediyeler dahil.
Alya, babası için benim çok sevdiğim bir hediye kutusu yaptı.
Ben böyle bizzat yapılmış şeyleri
Sibel Arna (veya yazısını kontrol etmeyen editörü) kovulana dek Hürriyet gazetesi almayın; Hürriyet'e ilan vermeyin. Ancak tepkinizi verirseniz gazete kendini düzeltme ihtiyacı duyar.
YanıtlaSilAyşe Arman, sahip olduğu maddiyat sayesinde yaşadığı lüks yaşamını teşhir ediyor; ancak kendisine hizmet veren insanları (dadı, garson, ...) aşağılamaya kalkarsa ona da tepkinizi veriniz.